Atatürk’ün Kararlılığı

“Bazı arkadaşların yoksulluk içinde bu büyük dâvanın başarılamayacağını zannederek, memleketlerine dönmek arzusunda olduklarını duydum. Arkadaşlar! Ben sizleri bu millî dâvaya silâh zoruyla davet etmedim, görüyorsunuz ki sizi burada tutmak için de silâhım yoktur. Dilediğiniz gibi memleketlerinize dönebilirsiniz. Fakat şunu biliniz ki, bütün arkadaşlarım beni yalnız bırakıp gitseler, ben bu Meclis–i Âli’de tek başıma kalsam da, mücadeleye ahdettim. Düşman adım adım her tarafı işgal ederek Ankara’ya kadar gelecek olursa, ben bir elime silâhımı, bir elime de Türk bayrağını alıp Elma Dağı’na çıkacağım. Burada tek başıma son kurşunuma kadar düşmanla çarpışacağım. Sonra da bu mukaddes bayrağı göğsüme sarıp şehit olacağım. Bu bayrak kanımı sindire sindire emerken, ben de milletim uğruna hayata veda edeceğim. Huzurunuzda buna and içiyorum” (1920–Birinci Büyük Millet Meclisi’nin gizli celsesinde, Gazi Mustafa Kemal).

yüz yıllık yok etme hesapları

İngiltere Devletinin kurul başkanı Lord Curson “ yüzyıllık yok etme hesaplarının” gelecekte de süreceğini Lozan Atlaşmasının görüşmeleri sırasında İsmet Paşa’ya söylediği sözlerle gösterir: “Size istediklerinizin hepsini bağışladık. Fakat unutmayınız ki bir gün mali güçlükler sizi çaresizlik içinde koyunca, bütçenizi denkleştirmenin mümkün olmadığını görünce memurlarınızın maaşını veremeyecek duruma gelince yine bize gelecek, Paris’ten ve Londra’dan yardım isteyeceksiniz. İşte o zaman elde etmekle haklı olarak övündüğünüz hakların çoğunu elinizden geri alacağız”

Bir cevap yazın